Sel Sularının Geri Çekilmesiyle Sigorta Sorunları Ortaya Çıktı

Sevilay ÇOBAN

İstanbul başta olmak üzere birçok bölgede etkili olan yoğun yağış ve su baskınlarının ardından, felaketin sigorta sektörü üzerindeki etkileri gün yüzüne çıkmaya başladı. Hasarların sigorta kapsamına alınıp alınamayacağına dair çeşitli sorular gündeme gelirken, zorunlu trafik sigortasının sel ve su baskınları sonucu oluşan araç zararlarını karşılamadığı gerekçesiyle, bu durumun konut hasarları açısından neden Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında ele alınmadığı önemli bir tartışma konusu oldu. Kasko poliçesinde 5 günlük ihbar süresinin aşılması durumunda tazminat talep edilip edilemeyeceği merak edilirken, araç, konut ve iş yeri hasarlarının sigorta kapsamı dışında kaldığı durumlarda izlenebilecek yollar vatandaşların dikkatini çekti.

Hasar İhbarlarında Artış Yaşandı

Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre, ‘Yangın, Kasko, İnşaat All Risk, Elektronik Cihaz, Makine Kırılması ve Montaj’ gibi 6 kategori altında şu ana kadar yapılan ihbar sayısı 9 bin 738’e ulaştı. İstanbul’un yanı sıra Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bursa gibi illerden gelen kasko hasarı ihbarları ise 2 bin 480’e yükseldi. Meydana gelen hasarın toplam tutarı da yaklaşık 11,5 milyon TL olarak hesaplandı. Şu anda İstanbul genelinde 1,2 milyon yangın sigortası poliçesinin yalnızca %17-20’sinde doğal afetlere yönelik teminatlar bulunmakta; kasko poliçelerinin sayısı ise toplamda 2,6 milyon civarında ve bu poliçelerin sigortalılık oranı %43 seviyesindedir.

Zorunlu Trafik Sigortası ve DASK Teminat Dışı

TSB’den edinilen bilgilere göre, DASK tarafından sunulan Zorunlu Deprem Sigortası yalnızca deprem ile deprem sonrası meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kayması gibi olayların yarattığı maddi zararları güvence altına almaktadır. Bu bağlamda sel gibi diğer riskleri kapsayan bir güvence için “konut sigortası” yaptırılması gerekmektedir. Zorunlu trafik sigortasında ise aracın uğradığı zararın değil, aracın işletilmesi sonucunda üçüncü şahıslara verilen zararların teminat kapsamında değerlendirildiği belirtilmektedir. Selde sürüklenen araçların diğerlerine verdiği zararlar ise olayın koşullarına göre incelenmektedir. Eğer araç sadece sel nedeniyle sürüklenmişse ve araç sahibinin veya işletenin kusuru yoksa hukuki sorumluluk doğmamaktadır.

Gecikme Durumu Tazminatı Etkileyebilir

Araçlardaki sel kaynaklı hasarlar kasko kapsamında değerlendirilse de Kasko Sigortası Genel Şartları’nda belirtilen 5 iş günlük hasar bildirim süresinin aşılması durumunda bu durum tek başına tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak bildirimin geç yapılması halinde zararda artış olmuşsa gecikmenin nedeni ile sigortalının kusuru göz önünde bulundurularak tazminatta indirim yapılabilir. Hasarın olayı takiben 5 gün sonra bildirilmesi kesinlikle tazminat ödememesi ya da reddedilmesi anlamına gelmez. Sigorta şirketi tarafından hasarın reddedilmesi halinde hak sahibi yasal başvuru yollarını kullanabilir; inceleme sonucunda tazminat ödenmesine karar verilirse faiz talep edilebilir.

Hukuki Yollar Kullanılabilir

Kasko poliçesi olmayan ya da poliçesinde sel ve su baskını teminatı bulunmayan araç sahiplerinin zararları sigorta sektörünün kapsamından çıkmaktadır. Eğer zararın oluşmasında üçüncü bir kişinin kusurlu eylemi söz konusuysa genel hükümlere dayanarak ilgili kişiler aleyhine hukuki yollara başvurulabilir. Bu tür durumların incelenmesi sigorta sektörünün yetki alanının dışında kalırken olayın özelliklerine göre hukuki bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu nedenle zarar görenlerin hasarlarını fotoğraf ve videolarla belgelemeleri; varsa resmi tutanak veya raporları saklamaları; sorumluluğun bulunduğunu düşündükleri durumlarda ise hukuki destek almaları önerilmektedir.